Başının Ortasında Saçı Olmayan Adam
Güneş kendini göstermekte nazlanan genç kız gibi sokakların ardından gelmekte. Sokakların aydınlığa esir oluşu, saklı kalan gizi ortaya çıkarıyor. Hayaletler yerlerini belli etmek istercesine birer direk dikerek gittiler. Köşe başını tutan gulyabani akmayan su sebilin içinde kayboldu. Bir süre daha karanlığı ezen aydınlığın yükselişini seyrettim. Aydınlık arttıkça pencerelerdeki perdeler yavaş yavaş açıldı, işyerleri tek tek. Aydınlık oralara da giriyor. Gözler kenarlarda saklanan böceklerin kaçışını, rüzgârın kaçırdığı çerçöpleri ve uğultusunu, masum bir esintiyi artık görüyor. Bazı pencerelerden sarkan kızlar, uykulu yüzleriyle sokağı tarıyorlar kimileri elleriyle saçlarını toplarken; bazı pencereler ise hâlâ direniyor alıştıkları korkuları kaybetmemekte. Dışarıya çıkartılan tezgâhlar ile dönüşüm tamamlanmakta, neredeyse. Neredeyse unutuyordum mutfakta demlemeye bıraktığım çayı. Önce kokusu geldi burnuma, sonra sesi. O can yakan bağrışlarını duydum ama önce kokusu mest etti. ...