Kayıtlar

Sinema etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Çevren Sensin

Resim
The Elephants, Salvador Dalí Bir arkadaşın müthiş bir yayınevi projesi vardı. Bir çeşit LinkedIn olacaktı ve tutmamasına açıkça şaşırmıştım. Pek çok sorun sayılabilir; fakat asıl mesele, insanların sana hangi gözle baktığıyla alakalıydı. Facebook’un kurucuları sen ben gibi insanlar değildi. Facebook daha yokken bile, o adamlar zaten yanlarına kolay kolay yaklaşamayacağın tipler olarak algılanıyordu. Dağıtım şirketleri için yapılmış çok güzel bir yazılım vardı. O yazılımda yapay zekânın ilk tohumlarını görmüştüm; gerçekten mükemmel bir işti. Ama sahibi Elon Musk ya da Zuckerberg değildi. Bizim mahallenin çocuğuydu. Ve insanlar “mahallenin çocuğuna” başka türlü bakar. Minecraft’ın yaratıcısı Markus Persson gibi olabilirdik aslında. Ama Markus’un hedef kitlesi tanımadığı insanlardı. Bizim hedef kitlemiz ise hep tanıdıklarımız oldu. İşte fark tam da burada. Sözün özü şu: Seni sen yapan çevrendir. Ne kadar akıllı, kültürlü, zeki, hatta dahi olursan ol; çevren beş para etmezse sen de etmezsi...

The 100: İyi İnsan Yoktur!

Resim
İyi insan yoktur Loriana, inan bana yoktur. Henüz sana kötülük yapmamış milyonlarca insan vardır sadece... - Frida Kahlo "The 100 " TV dizisini izledim. Dizide dünyanın sonu geldikten sonra insanlığın yaşam mücadelesi anlatılıyor. Hollywood'un en çok rağbet gördüğü, belki de sektörün en çok önem verdiği konularındandır: Kıyamet Sonrası Yaşam ... Neyse, dizide dikkat ettiğim şeylerden biri şu oldu: "Ne kadar kötüysen hayatta kalma şansın o kadar yüksek." Biraz aykırı oldu, farkındayım. Kısaca izah etmeye çalışayım. Kötü, kötülük, kötü insan. Tüm bunlar istemediğimiz, tasvip etmediğimiz şeyler. Hiç kimsenin kötü olmasını ve kötülük yapmasını arzulamayız; hatta ona/onlara engel olmaya çalışırız. Dizide başrol oyuncular iyi insanlar, karakter olarak iyiler, insanlığı bitirecek savaşları istemeyenler, hastalara yardım etmek, geride kalan tüm insanlığı kurtarma peşinde olan kahramanlar... Bu kadar... Arzulanan ile yapılanlar arasında ters bir ilişki söz konusu. Hayat...

İnanılmaz Örümcek Adam

Resim
Öğlenin günışığı içeriye iyice sızmaya başladı. Yatağımdan kalktığım gibi perdeleri açtım, güneş, arsız misafir gibi odanın içinde yerini aldı. Banyoya gidip duşun altında kendime geldim. Üzerime tişört ve pantolon geçirdikten sonra kendimi dışarıda buldum. Durağa doğru yürüyorum ve kafamda bugünü nasıl geçirsem sorusu dalgalanıyor. Bakkal sahibi dükkanın önünde etrafı seyrediyor, kapıları devamlı açık olan konfeksiyon atölyeleri bugün kapalı ve sessizler. Arnavut kaldırımına benzetilen sokaklar yer yer koyu gri lekeler ile göz kırpan pasaklı çocuklara benzemekte. Az ilerde yaz sıcağında uzun kollu turuncu kıyafeti ile çöpçü, elinde süpürgesi, yol kenarlarındaki izmarit, paket kâğıtları, hediyesi olmayan dondurma çubuklarını vb. süpürmekte. Sokağın bitiminde, köşeden, otobüs durağı gözükmekte. Kimseler yok. Durağa kadar belli aralıklarla dizilmiş 2 bodur ağaç rüzgârdan hafif hafif sallanmakta. Adımlarımı hızlandırıyorum, yaklaşmakta olan otobüse doğru. "İnanılmaz" kelimesi ...