Sevgi Üzerine
Picasso Gözün göze bakması gibi tenin de tene dokunması gerek. Sevgi aktarımının tamamlanması için bu şarttır. Tokalaşmak, kucaklaşmak, el öpmek, parıldayan gözlerle bakmak muhabbet kapıların açılmasını sağlar. Bazı insanların evde hayvan beslemelerine şaşmamak gerek. Bir muhabbet kuşunu omzuna kondurup birbirlerine öpücük vermesine artık şaşırmıyorum. Köpeğin yüzünü yalamasından hoşlanırlar, kedinin sırnaşmasına ses etmezler, kuzuyu dahi kendi çocuklarından daha çok seven insanları görmek artık sıra dışı değil; çünkü hayvanlar sevgi iletimini kolayca başarırlar. Bizler, bizler ise aşırı ilgi gösterdiğimiz zaman yalakalıkla yaftalanırız. Bu sevgi yoğunluğu altından ne çıkacak acaba endişesini taşırız. Sevgisiz büyüdüğümüz için sevginin, sevmenin ne demek olduğunu bilmeyiz. Ve bu tip davranışlara -nasıl geldiği önemli değil- olumsuz bakış açısıyla yaklaşırız. Eğitimimiz (sevgisizlik eğitimi) çocukken başlar, gençken terbiye edilir ve olgunluğa eriştiğimizde kasvetli, sert, duvar gibi in...