Kayıtlar

Duygu etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Çevren Sensin

Resim
The Elephants, Salvador Dalí Bir arkadaşın müthiş bir yayınevi projesi vardı. Bir çeşit LinkedIn olacaktı ve tutmamasına açıkça şaşırmıştım. Pek çok sorun sayılabilir; fakat asıl mesele, insanların sana hangi gözle baktığıyla alakalıydı. Facebook’un kurucuları sen ben gibi insanlar değildi. Facebook daha yokken bile, o adamlar zaten yanlarına kolay kolay yaklaşamayacağın tipler olarak algılanıyordu. Dağıtım şirketleri için yapılmış çok güzel bir yazılım vardı. O yazılımda yapay zekânın ilk tohumlarını görmüştüm; gerçekten mükemmel bir işti. Ama sahibi Elon Musk ya da Zuckerberg değildi. Bizim mahallenin çocuğuydu. Ve insanlar “mahallenin çocuğuna” başka türlü bakar. Minecraft’ın yaratıcısı Markus Persson gibi olabilirdik aslında. Ama Markus’un hedef kitlesi tanımadığı insanlardı. Bizim hedef kitlemiz ise hep tanıdıklarımız oldu. İşte fark tam da burada. Sözün özü şu: Seni sen yapan çevrendir. Ne kadar akıllı, kültürlü, zeki, hatta dahi olursan ol; çevren beş para etmezse sen de etmezsi...

Renklerin Formülü

Resim
Leonid Afremov, Rain Rustle II Duygular sevgiden doğar ve onun ölçüsüne göre şekillenirler. Bu his diğer bütün renkleri içinde barındıran beyazla sembolize edilir. Beyazdan sonra ona en yakın olan kırmızı, güveni temsil eder. Kırmızı aynı zamanda insana dinamizm ve canlılık katar.  Pembe, yani beyaza yakın kırmızı da, sevgiyi çağrıştırır. Denilebilir ki; sevinç, umut ve güven birleştiği zaman sevginin temelini oluştururlar.  Sarı, öfkenin rengidir. İnsanın hiddetlendiği zaman sararması bu çağrışımı doğurur.  Turuncu, güven ile sevgi karışımını ifade eder.  Yeşil, korku ile sevginin bileşimini yani huşuyu anlatır.  Mavi renk, sınırsızlık ve sorumsuzluğun sembolüdür. Bu sebeple mavi, merak ve hayret duygusuyla özdeşleşir. Fakat nefreti ve üzüntüyü en çok çağrıştıran renkler de mavinin tonlarıdır. Özellikle mavinin siyahla karışımından oluşan mor, üzüntüyü, hayal kırıklığını ve nefreti anlatır. (Prof. Dr. Nevzat Tarhan, Toplum Psikolojisi ve Empati, s. 176)

Kalbimi Cebime Koydum!

Resim
Kendini değerli hissettiğin anı unutabilir misin; bunu unutamam. Ve değersiz, kıymetsiz hissettiğin anı da unutabilir misin; bunu da unutamam. Kötü biri olduğumu farz edeyim; ve duygularımı unutacağımı hiç zannetmem. Hisler kalıcı olan duygulardır. Örneğin hangimiz ilk aşkını unutabilir. Falanca kişi benim fikirlerime değer verip beni, olduğumdan daha değerli gösteriyorsa onları unutamam; o yaşadığım duyguları unutamam. Elbette insanlar değişir, fikirleri değişir, çevresi her şeyi değişir ama o ilk haz aldığı hisler kaybolmaz. Hayır, kaybolmaz. Birine aşık olursun ve aşk zamanla ölebilir. Ama o duyguyu tekrar yaşamak için başkasına da aşık olabilirsin. İnsanlar ölür ve zamanla yüzleri unutulur. Tek unutulmayan şey sana bıraktığı güzel duygulardır. Sadece sevgi değil. Elbette en güçlü duygu sevgidir ama sevgi dışında güçlü duygularda var.  İnsan, kendisini dorukta hissettiği o anları asla unutamaz. Onları tekrar yaşamak için tekrar tekrar benzer hareketler yapar; tekrar tekrar o ana...