Aidiyet Üzerine Birtakım Öğütler
Sosyal medyada sevdiğim bir arkadaşın yaptığı paylaşım üzerine çok düşündüm. Akıllı, kültürlü bile olmak insanın içindeki aidiyet duygusunu ortadan kaldırmıyor. Gençsen aidiyet hissini yaşamak, yaşatmak istersin. Savaşlarda en ön safta gençler vardır. Meydanlarda en çok bağıran, yanlışa, hataya tahammül edemeyen gençlerdir. Yaşlandıkça, gücün azaldıkça bu duygu tamamen kaybolmuyor; ama kırmızı görmüş bir boğanın sakinleşmesi gibi duruluyor ve daha seçici oluyorsun. Bir yere, bir şeye ait olmak insanın elzem duyduğu bir duygudan çok daha fazlası ve insanı tamamlayan en önemli unsur olduğunu söyleyebilirim. Elbette varoluşumuzu tamamlayacak olan bu ilişkinlik hâlini nasıl ve ne şekilde var ettiğimiz çok önemlidir. Onun için aşağıdaki bazı öğüt denebilecek sözleri karaladım. Belki bazıları doğrudur… * Aşırı bir bağlılık gösterme. Mümkünse sempati bile gösterme. Eğriye eğri doğruya doğru de. Ama her ikisinde de aşırılığa kaçma. Hepsinden önemlisi hüküm verme; yani kesin kanıya varma. Gün g...