Kayıtlar

Sihir etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Çevren Sensin

Resim
The Elephants, Salvador Dalí Bir arkadaşın müthiş bir yayınevi projesi vardı. Bir çeşit LinkedIn olacaktı ve tutmamasına açıkça şaşırmıştım. Pek çok sorun sayılabilir; fakat asıl mesele, insanların sana hangi gözle baktığıyla alakalıydı. Facebook’un kurucuları sen ben gibi insanlar değildi. Facebook daha yokken bile, o adamlar zaten yanlarına kolay kolay yaklaşamayacağın tipler olarak algılanıyordu. Dağıtım şirketleri için yapılmış çok güzel bir yazılım vardı. O yazılımda yapay zekânın ilk tohumlarını görmüştüm; gerçekten mükemmel bir işti. Ama sahibi Elon Musk ya da Zuckerberg değildi. Bizim mahallenin çocuğuydu. Ve insanlar “mahallenin çocuğuna” başka türlü bakar. Minecraft’ın yaratıcısı Markus Persson gibi olabilirdik aslında. Ama Markus’un hedef kitlesi tanımadığı insanlardı. Bizim hedef kitlemiz ise hep tanıdıklarımız oldu. İşte fark tam da burada. Sözün özü şu: Seni sen yapan çevrendir. Ne kadar akıllı, kültürlü, zeki, hatta dahi olursan ol; çevren beş para etmezse sen de etmezsi...

Kalbimi Cebime Koydum!

Resim
Kendini değerli hissettiğin anı unutabilir misin; bunu unutamam. Ve değersiz, kıymetsiz hissettiğin anı da unutabilir misin; bunu da unutamam. Kötü biri olduğumu farz edeyim; ve duygularımı unutacağımı hiç zannetmem. Hisler kalıcı olan duygulardır. Örneğin hangimiz ilk aşkını unutabilir. Falanca kişi benim fikirlerime değer verip beni, olduğumdan daha değerli gösteriyorsa onları unutamam; o yaşadığım duyguları unutamam. Elbette insanlar değişir, fikirleri değişir, çevresi her şeyi değişir ama o ilk haz aldığı hisler kaybolmaz. Hayır, kaybolmaz. Birine aşık olursun ve aşk zamanla ölebilir. Ama o duyguyu tekrar yaşamak için başkasına da aşık olabilirsin. İnsanlar ölür ve zamanla yüzleri unutulur. Tek unutulmayan şey sana bıraktığı güzel duygulardır. Sadece sevgi değil. Elbette en güçlü duygu sevgidir ama sevgi dışında güçlü duygularda var.  İnsan, kendisini dorukta hissettiği o anları asla unutamaz. Onları tekrar yaşamak için tekrar tekrar benzer hareketler yapar; tekrar tekrar o ana...

Kılıcın Yanında Dursun, Sen Durma

Resim
" The Witcher" dizisini izlemeye başladım. Sanırım 4 bölümü bitirdim. Bölümler çok uzun, 1 saat. Diziden beklentim yüksekti. Fantastik bir diziden fantastik ögelerin öne çıkmasını isterdim. Daha çok insan odaklı ilerliyor ve diğer türlerin arka planda kaldığını düşünüyorum. Witcher insan değil, ama görüntü olarak insan olduğu için farklılığını anlayamıyorsun. Her bölümde ilginç bir tür tanıtıyor ve bunların hepsini canavar olarak nitelendirip öldürmeye çalışıyor. Büyü ile yaratık olanlara yardım ediyor. Onları büyüden kurtarıyor.  Elflerde dizide yer alıyor ama insanlar tarafından çoğunun öldürülüp aciz olarak gösterilmesi beni üzdü. Yüzüklerin Efendisi tarafından Elflerin çizilen güçlü, kararlı ifadeleri bu dizide göremedim. Aciz, hasta ve birkaç kişi olarak gösterilmesi beni şaşırttı. Elbette bunlara bakıp diziyi hafife almıyorum. Özellikle güçlü kadınların olması beni ziyadesiyle ilgilendirdi. Büyükanne (Kraliçe), sonra domuzcuk lakaplı büyücü olan kadın, dizinin ilk bölüm...