Her İnsan Değerlidir, Sen Bile!


Metroda yanımda "Martin Eden"i okuyan orta yaşın üzerinde başörtülü bir kadın. Genç bir kız değil, öğrenci hiç değil, ama pür dikkat kesilmiş kitap okuyor. Jack London'ı okuyor.

Muhtemelen bir şirkette çaycılık yapıyordur ya da temizlikçi. Belki de fabrikada montaj kısmında çalışan biridir. Yönetici olamaz, öğretmen hiç değil. Kılık kıyafetlerimiz bizi ele verdiği kadar tavırlarımız da ne olduğumuzu gösteriyor. Ama yine de bu kadın bir klasik okuyor.

Okuduğu kitapta macera yok, entrika hiç yok. Düz bir kitap. Genç bir kız bir oğlana aşık oluyor; fakat oğlan fakir olduğu için onunla evlenmiyor. Fakir genç ise kendi çabalarıyla okuyup ünlü bir düşünür olup zengin oluyor. Kitabın sonunda ise intihar edip roman bitiyor.

Düz bir kitap. Aradaki ayrıntıları herkesin anlayacağı bir kitap değil, ama bu kadın, aynı zamanda biraz kilolu olan bu kadın, kitabı satır satır okuyor. Elinde kitap okurken görmeseydim varlığı dikkatimi çekmezdi. Alelade biri derdim. Aşağıdan, önemsizlerden sayardım. Değil, değilmiş.

Her bir insanın hazine olduğunun canlı bir kanıtı bu kadın. Herkesin mihenk taşı edineceği biri. Aynen okuduğu Martin Eden gibi biri; herkesin kıymetli olduğunun kanıtı.

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Başarı Yalanı

Hangi Âlem

İyi İnsan Olmak Üzerine Bir Deneme