Bir Hayalim Daha Gerçekleşti
Biner binmez tren hemen hareket etti. Hızla boş koltuklara oturduk. Sonra telefonları çıkartıp ekranlarına baktık. Yanımdaki çantasından kulaklık aradı. Karşımdaki telefonda bir şeyler yazıyor. Onun yanındaki gözlerini arkamdaki siyah cama dikmiş bluetooth kulaklıkla bir şeyler dinliyor. Biraz ilerisindeki elinde tuttuğu küçük ekrana bakıp gülümsüyor. Ortalarındaki ise gözlerini kapatmış uyuyor. Hepimiz bir şeyler yapıyoruz.
Tren ilerledikçe yolcular çoğalıyor. Orta kısım doluyor. Benim diğer tarafımda oturan, telefondan film izliyor. Kulaklığını arayanın da telefondan şarkı seçtiğini görüyorum. Tam karşıma dikilen genç de bir eliyle demire tutunmuş diğer eliyle telefona dokunup duruyor. Kapı kısmına doluşan yolcuların her birinin gözleri de kendi ekranlarında. Ben de burada oturmuş bir şeyler yazıyorum. Diğer yanımda oturan yolcunun da kulak içinde kulaklığı var, ama telefonda resimlere bakıyor. Resmi iki parmak hareketiyle büyütüyor ilerisine gerisine bakıyor. Sonra diğer resmi bir fotoğraf sanatçısı edasıyla inceliyor, sonra bir diğerini.Yolcuların indiklerini görmüyorum; fakat tren, yeni yolcularla doluyor. Karşı sırama gelen biri ellerini cebine sokmuş ayakta durmaya çalışıyor. Az önce kapıdan giren yolcu da elleri göğsünde bağlı şekilde trene bindi. Bunlar telefonları çıkartmadılar. Arkalarından gelen başka biri telefonu cebinden çıkartıp bakmaya başladı. Bir başka yolcunun iple boynunda astığı gözlüğü var. Başımı hafifçe yukarı kaldırıp baktığımda kulağında beyaz renkli kulaklık var. Bir süre sonra da telefonu cebinden çıkarttı.
Ayağa kalkıp bir yolcuya yerimi verdim. Diğer yolcuları daha iyi görebiliyorum. Oturan bir yolcu whatsapp üzerinden mesaj atıyor. İnternet var denilerek internet olmayan trende nasıl mesaj attığını bilmiyorum. Bir başka yolcunun benim çocukluk atari oyunlarından birini oynadığını görüyorum. Bir başkası da balon patlatma oynuyor.
Çoğunluk mülayim gibi başlarını eğmiş kendi önlerine bakıyorlar. Kimse kimsenin dikkatini çekmiyor. Kadını erkeği, yaşlısı genci, yorgunu zindesi. Herkes kendi uğraşına düşmüş gibiler. Fakat tüm yolcular nerede ne zaman ineceklerini çok iyi biliyorlar. Az birazı Bostancı durağında, ekseriyet Ünalan, kalanı ise Kadıköy'de iniyor.
Çocukluğumda otobüsle işe giderken (eskiden sadece otobüs ile işe gidilirdi) her bir yolcunun elinde gazete kitap okuduğunu hayal ederdim. Hayalim ufak bir farklılıkla gerçekleşti, herkesin elinde telefon bakıyorlar, dinliyorlar, oynuyorlar, yazıyorlar, okuyorlar. Kimse kimseyi rahatsız etmeden.

Zaten bütün mesele de bu ya: kimse kimseyi rahatsız etmeden... Herkes kendi büyük yalnızlığı içinde kaybolmuş. Yakında vaziyet yer değiştirecek. Yalnızlığın içinden çıkmaya çalışan insanlar göreceğiz fakat iş işten geçmiş olacak. 😟
YanıtlaSil