Ben Korkuyorum


Hepimiz bir şeylerden korkarız. Korkumuz, doğumumuzla başlar ve biz yaşarken de büyür. Bize kişilik veren korkumuzdur. Eğer korkmuyorsak, varlık olarak insanlığımızdan şüphe etmeliyiz. Korkmak insanlık halidir.

Korku dünyayı sarmıştır. Tabiatın kendisinde korku vardır, kimi bitkiler korkudan saklanır, hayvanlar bile korkuyla hareket eder. Aslan dahi Ceylan'a saldırmadan önce korkar. Bazı bitkiler akşam karanlığında kapanır, bazıları da gündüzün aydınlığından kaçar. Taşlar dahi korkuyla yuvarlanır. Herkesin, her şeyin korktuğu bir şeyler vardır.

İnsanın korkusu doğduğu an başladığı gibi korku, ölene kadar onu asla terk etmeyecek. Yaşlılığın hiçbir önemi yoktur; o an, ölüm anı geldiğinde tecrübesi de ona fayda etmez. Kimileri bu yüzden gününü gün eder yaşarlar, fakat korkularından kaçamazlar ve an be an onları yaşarlar.

Korkularımızla yüzleştikçe büyür, olgunlaşırız. Bizleri adam yapar, bizleri kadın yapar. Korkularımızı yendikçe yeni korkular ediniriz, yenileriyle birlikte öğrenir, öğrendikçe bilgeliğe erişiriz. Herkes bu yolda ilerleyemez. Pek çoğumuz yolun başında takılı kalırız. Kimilerimiz korkumuzla yaşamayı kabulleniriz, kimilerimiz de yokmuş gibi davranırız. Çok azımız korkularıyla yüzleşip savaşır ve çok azımız da bu savaşları kazanır.

Bizi biz yapan korkumuzdur. Korkumuz kimliğimizi belirler ve korkumuz bizi yönlendirir. Hepimiz, evet en cengaverimiz bile korkar. Eğer korkularımız olmasaydı savaşlar çıkmazdı. Kavga etmezdik. Sesimizi yükseltmez, bağırmazdık, eğer korkmasaydık.

Korku bizimle birlikte doğdu ve bizle birlikte ölecek. Korku biz büyüdükçe gelişir. Her birimizin neden korktuğunu bilmiyorum ama korktuğumuz şeyi fark edenler korkumuzu gözler önüne sererek bizi yönlendirirler. Annemiz gibi, babamız gibi ya da abimiz, ablamız gibi. Bunlardan korkulmayacağını anladığımız yaşa geldiğinde yeni insanlar tarafından korkutulur ve korkarız. Az veya çok o kişiler bizi korkutarak istediklerini yaptırtırlar. Bizi yönlendiren kişiler değişir, hatta korkularımız da değişebilir; ama korku, içimizde baki kalır. Bunu bilen biz insanlar diğer insanlara istediklerimizi yaptırtabilmek için korkuyu kullanırız. Korku silahımız olur, acımasızlığımızın silahı olur. Yeter ki neden korktuğunu bileyim ya da nelerden korkabileceğini.

Kendimize ait korkularla birlikte etrafımızdaki korkularla da yaşamaya çalışırız. Kendi korkumuz kendimize engel olduğu gibi, çevremizdeki korkular da bizi durdurur. Suriyelilerden korkarız, çünkü işimizi almaya geldiklerini düşünürüz. Devletlerden korkarız, çünkü bizi işgal edeceğini biliriz. Küresel ısınmadan korkarız, çünkü canlı canlı yanacağımız öğretilir. Pandemiden korkarız, çünkü hastanede bi'başına öleceğin gösterilir. Kendi korkumuz dahi bize fazla gelirken dışardan ithal korkular edinerek iyice kabuğumuza çekiliriz.

Benim en çok merak ettiğim bir müslümanın korkusu nasıl olmalı? "Artık siz de onlardan korkmayın, benden korkun! Böylece hem size olan nimetimi tamamlayayım, hem de siz doğru yolu bulasınız." (Bakara 150)

Biz Allah'ın ipini bıraktığımız için korkularımız çoğaldı, biz Allah'ın kitabını kapattığımız için diğerlerine zulmetmeye başladık. Biz Allah'tan uzaklaştıkça korkularımız arttı, Allah'ı unuttukça korkularımız büyüdü.

"Ey Âdem oğulları! İçinizden size âyetlerimi okuyup açıklayacak peygamberler gelir de, kim onlara karşı gelmekten sakınır ve güzel işler yaparak hâlini düzeltirse, onlar için hiçbir korku yoktur ve onlar asla üzülmeyeceklerdir." (A'raf 35)

Allah bizleri korkulamızdan beri etsin.

Yorumlar

  1. Teşekkürler sevgili Engin, sanırım bir sonraki yazı, korku Genetik midir? olmalı sanki

    YanıtlaSil
  2. Korku mevzusunu hiç böyle düşünmemiştim. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Korku duygusunun maksadını ne güzel anlatmış ve manidar bir neticeye bağlamışsın, Engin abi. Allah'tan hakkıyla korkan biri aslında hiçbir şeyden korkmaz; ne mikroptan ne depremden.. Sanırım korkularımızı; aczimizi göstererek Kadîr-i Mutlak olan Yaratıcımızla güçlü birer bağ kurmanın vesileleri bilmeliyiz..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Başarı Yalanı

Hangi Âlem

İyi İnsan Olmak Üzerine Bir Deneme