Efsunlu Sözler
Siyaset ilgi alanım olmamakla birlikte hayatımızdan çıkartamadığımız bir olgu. Fakat en azından politikadan, günlük politikalardan kaçmak istedim ve kaçtım da. Kaçtım diyorum ama bazen arkadaşlarım o kadar çok iğreti yorumlar yapıyorlar ki ister istemez karışıyorum; karışmasam bile kendi kendime eziyet ediyor oluyorum.
Evet, sorun AK Parti, kimilerine göre ise AKP. Politika, ülkede oynanan siyaset oyunları beni cezbetmedi. Siyaset adamlığı, particilik, teşkilatçılık vs. uzak durmayı tercih ettim. Ben toplumları yeniden dizayn etmenin değil insanı yeniden dizayn etmenin daha kutsal olduğunu düşündüm. Sakın yanlış anlamayın. Bu yola baş koymuş insanların hayatları beyhude gidiyor demiyorum. Toplumları dizayn etme, onları yönlendirme, istedikleri kıvama getirmenin yanlış olduğunu iddia etmiyorum. Geçmişe doğru dönüp baktığımızda bu işi en iyi yapan ülkenin ABD olduğunu görüyoruz. Bu, bilimin, siyaset bilimin, toplum bilimin, sosyolojinin bizim toplumumuz tarafından da çok iyi öğrenilip uygulanması gerektiğini düşünüyorum. Ama bunlar benim tarzım değil; belki sosyoloji kısmı olabilir…
Beni öfkelendiren şey, geçmişten beri gelen şeylerin benzerliği. Bir türlü bu şeylerden vazgeçmiyor ve hep bu şeylerden medet umuyoruz. Şeylere göre hareket edip şeyleri biçimlendirme peşindeyiz. Şeyleri bırakmak istemiyoruz; çünkü onları anlamlandıramadığımız gibi onlara şekil vermek bizlerin hoşuna gidiyor.
Muhtemelen arkadaşlarım bu yazımı daha başlardayken okumaktan vazgeçip beni hemen AKP etiketiyle yaftalayacak ve tüm konuşmalarımı, bütün yazılarımı bu yaftaya göre değerlendirecekler. Ben, yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum. Sadece doğruyu bulmak, haksızlık yapmadan doğruyu bulmak istiyorum. Konuşmalarımda bile sorgulayıcı tavır takınmaya, şüphelendiğim şeyi söyleyip acaba demekten çekinmiyorum. Ama çoğunluk böyle değil. Sadece çevrem değil biz, hepimiz böyleyiz. Toplum olarak böyleyiz… Onun için sosyolojinin ne kadar çok önemli bir bilim dalı olduğunu hatırlatıp duruyor, gençlerimizin, çocuklarımızın bu dala yönlenmesini istiyorum…
Mesele AK Parti’nin ne yaptığı, ne yapmadığı, nasıl yaptığı değil. Asıl sorun bireyler olarak imkansız görünen şeyler ya da tam tersi ahlakî olmayan (suç) davranışları gündeme getirmek. Biraz daha açayım. İnsanlar efsaneler, sihirler, bilinmezler tarafından çekilir hatta yalanlar tarafından. Dedikoduyu da sırf bu yüzden sevmiyor muyuz! Laf taşıyanları, laf taşımayı sırf bu yüzden sevmiyor muyuz! Evet, bilinmezlik barındırdığı için. İçerik ne kadar çok bilinmezse bizim ilgimizi o kadar çok hak ediyor.
Fazla uzatmak istemiyorum; zaten uzatmanın da pek bir anlamı yok. Pek çoğunuz ne demek istediğimi zaten anladınız. Ben AK Parti’nin ya da AKP’nin savunucusu değilim. CHP’nin olmadığım gibi; diğer partilerin de. Üzüldüğüm nokta falanca partinin suçlanması değil. Teessüfle izlediğim şey yıllardır yapılagelen oyunların benzerlerine kapılmamızdır. Nasıl ki mahallelerde laf taşıyanları dinliyoruz, toplum olarak bizler de bilinmezlerin peşlerine takılıyoruz; bilinmeyen şeylerin peşine düşüyoruz. Meçhul şeyler hoşumuza gidiyor, eğer şeytani bir eylem içeriyorsa ilgiyi fazlasıyla hak ediyor.
AKP haksızlık mı yapıyor? Nereden bileyim! AKP yolsuzluk mu yapıyor? Nereden bileyim! Benim söylemek istediğim şey sadece belirsizliklerin, hele ki ahlaksız bir tarafı varsa Türk insanları tarafından ilgiyle izlendiğidir. Onun için Türkiye’de politikadan uzak duruyor, tartışmalardan kaçıyorum. Fakat bazen “Bu kadar da olmaz!” dedirten anlarda susamıyor ve yazıyorum.
Bizler bilinmezler (şeyler) üzerinden siyaset yapmaktan vazgeçmediğimiz sürece insan olarak gelişemeyeceğimiz gibi toplum olarak da ilerleyemeyiz. Ve her nesli böylesine kirli oyunlarla yitiriyoruz, kaybediyoruz. Bakın daha düne kadar FETÖ’nün peşindeki gençlerimizin durumlarına, bakın MGV gençlerimizin durumlarına. Yıllar yılları alıp götürüyor. Geçmişe dönüp baktığımızda sadece konuşulan şeylerin boş laf oldukları, şehir efsaneleri olduklarını görüyoruz. Tüm bunlar yerine daha somut şeyler üzerinde konuşmalar yapılsa inanın CHP de başarılı olacak ve diğer partiler de.
Çalışmak zordur. Çalışanı görmek çok daha zordur. (Siyasi bağlamda değil genel bir sorundan bahsediyorum.) Kolay olan neyse ona icap etmek genlerimizde var. Elden çok söze bakarız. Ve sözün de efsunlusunu tercih ederiz.

Yorumlar
Yorum Gönder