Yalan Haber, Vehmedilen Güç ve Saklanan Gerçekler


Sosyal medyada dolaşırken bir haber gözüme ilişti. Haberin başlığı: İran, Tamamı Yerli Bir Süper Bilgisayarı Simurg'u Tanıttı.

Neden tamamı yerli diyorlar? Hem de süper bilgisayar için. Ben inanmıyorum. İran gibi, halkına fayda sağlayamayan ülkelerde gelişim olamaz, olsa olsa tüketim olur...

Bilgisayarın dış kısmını ürettiğini varsayalım, örneğin kasası, örneğin amblemi. Peki iç kısımdaki parçalar! Yahu en kolay üretilebilen bir RAM'i bile, ürettiğini hiç sanmıyorum. Ethernet girişi, giriş diyorum, yani konnektör üretemiyor. Kablo üretimi yapabiliyor mu? Evet, kablo inandırıcı gelmedi diyorsunuz, ama kablo derken lambayı yakmak için kullanılan basit bir iletkenden bahsetmiyorum... Sizin, bu kadar da değil dediğinizi duyar gibiyim. Peki, ben de İran endüstrisi hakkında çok fazla bilgim olmadığı için kablo konusunu şimdilik atlıyorum.

Evlerde, işyerlerinde kullandığımız basit bilgisayarda bulunması gereken bazı parçalar var. En önemli parçalardan biri işlemcidir. Avuç içi büyüklüğünde olan işlemciler transistör denilen elektronik devrelerden oluşmakta. 1970'li yıllarda üretilen ilk işlemciler sadece 3 bin küsür transistörün birleşmesinden oluşmakta. Günümüzde bu sayının kaç olabileceğini tahmin edebiliyor musunuz? Teknoloji hakkında bilginiz yoksa edemezsiniz. Bu işlemci içerisinde milyarlarca transistör olduğunu söylesem inanır mısınız? İnanın, inanın. 2019 yılında bir işlemciye 32 milyar adet transistör sığdırıldı; ve ebatı dediğim gibi avuç içi kadar bir şey. Bunların yapılabilmesi için yüksek teknolojiye sahip olunması gerekiyor.

Haber, süper bilgisayardan bahsetiyor. Süper bilgisayar dediğimiz şey işyerlerinde kullandığımız bilgisayarlardan çok çok üstün bir şey olduğunu varsaymanız gerekiyor. Acaba İran, bakın RAM demiyorum, mouse üretimi yapabiliyor mu? Acaba İran, televizyon üretimi yapabiliyor mu? İran, halkı için ilaç bulmakta zorlanan bir ülke, böylesine bir teknolojiye sahip olabilir mi? Bazılarımız, boykot filan diyecek ama bunlara inanmam. Rusya boykotun neresinde, Çin boykotun neresinde? Kaldı ki İran kendi kendine yetebilecek kapasiteye sahip bir ülke olabilirdi.

Tamam, tamam bunların üretiminin Amerikalı, Avrupalı şirketlerin yaptığı gibi Çin'de veyahut başka bir yerde yapıldığını varsayalım. O zaman aklımıza, patent, lisans meselelerini nasıl çözdükleri gelir. Patent alabilmesi için yeni bir şey icat etmeleri gerekiyor ya da lisanslamaları için benzersiz bir şey bulmaları gerekiyor. Bunların hiçbiri yok. Ne kendi toprakları üzerinde üretim yapabilecek bir tesisleri ne de başka bir ülkenin topraklarında üretim yaptırabilecek bilgileri... Söylenecek çok şey var. Ve şunu biliyorum, sizlerin de tüm bunlar karşısında söyleyecek çok şeyiniz var. Demagoji öyle bir şey ki insanı kör eder. Görmesi gereken gerçekleri örter. Hem kendi gözlerini hem de başkalarınkini.

Süper bilgisayarı muhtemelen Rusya'dan satın almışlardır; ama bu şekilde bile olsa İran üretmedi, İran satın aldı olmalıydı. İran üretmedi, kullanım hakkını satın aldı olmalıydı. Muhtemeldir ki Rusya tarafından üretilip İran'a teslim edildi. Zaten haberi okuduğum site Rus haber sitesi Sputnik.

İran gibi ülkeler abartmayı çok seviyorlar. Kendi halkının sorunlarıyla ilgilenmek yerine devletini, iktidarını büyük bir güç olarak gösterme hastalığı tüm zayıf ülkelerin düşmüş olduğu bir hastalık.

Yorumlar

  1. Gücü 0,56 Petaflop imiş. ABD'nni süper bilgisayarlarının 2008'lere 1,1 Petaflop'u geçtiğini düşünürsek.. İran'ın ama Çin patentsiz çalıntı teknolojisiyle.. ama gerçekten milli üretimiyle şöyle böyle 50 yılı daha var. Dünyaya bu konuda yetişmek için. İkinci not: Burada İran'ın özgün yaptığı şey aslında donanım değil de bilgisayarın benzersiz kurgusu. Fakat dayanamayıp abartarak emeği popülizme kurban etmişler.

    YanıtlaSil
  2. Küçük insanlar fehmedemediği için küçüktür zaten. Vehminden dönemeyenin akıbeti vehamet, yalanı büyüttükçe selamete çıkacağını sananlar sürüyle heyhat.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Başarı Yalanı

Hangi Âlem

İyi İnsan Olmak Üzerine Bir Deneme